Gebeliğin 3. ayından sonra hint kınası (henna) yaptırmak

HAMİLELİKTE KINA – DÖVME YAPTIRMAK
Gebeliğin 3. ayından sonra hint kınası (henna) yaptırmak yada bununla saçların boyanması sakıncalı değildir fakat “siyah kına” ile kına yaptırmak sakıncalıdır.

Dövme steril ve uygun şartlarda yapılmadığında gebe olan yada olmayan herkeste kan yoluyla bulaşan hastalıkların geçişine sebep olabilir. (Hepatit B ve C, AiDS, tetanos vb.) Gebelikte vücuttaki hormonal değişimlerden dolayı dövme yapılan cilt bölgesinde kanama, ağrı, enfeksiyon, şişlik, allerji gibi komplikasyonların oluşması daha kolay olabilir. Bu nedenlerden dolayı gebelerde geçici yada kalıcı dövme yaptırılması önerilmez.

Hamilelerin saç boyatmak zararlı mı

Saç boyaları deriden çok az emilirler o yüzden gebelikte saç boyatmanın muhtemelen hiçbir zararı yoktur fakat bazı bilim adamları yine de gebeliğin ilk 3 ayında saçların boyatılmamasını önerirler. Saç boyalarının içerisinde birçok kimyasal madde bulunur ancak gebeliğin herhangi bir döneminde (ilk 3 ayı da dahil) saç boyatanlarda bu güne kadar herhangi bir yan etki hiçbir araştırmada gösterilmemiştir.

Deriden çok az emilen saç boyasının süte geçmesi beklenmez o yüzden emzirme sırasında saç boyatmanın zararı yoktur.

Kısacası saç boyatmanın ne gebelik sırasında ne de emzirme sırasında hiçbir zararı yoktur yine de ilk üç ayın bitimini beklenebilir.

Hamilelerin saç boyatmak zararlı mı?
Saç boyalarında çok sayıda kimyasal madde vardır. Bu maddeler annenin vücuduna çok çok az miktarda geçebilir, bu kadar az miktarda geçiş bebeğe zarar vermek için yetersizdir. Saç boyalarındaki kimyasal maddeler saç tellerinden emilerek vücuda geçmezler, kafa derisinden emilerek geçerler. Bu nedenle saç boyatırken bütün saçları kafa derisini içerecek şekilde boyatmaktansa kısmı ve yüzeyel boyama stilleri yaptırmak daha az kimyasal madde emilmesine neden olur. Günümüzde kullanılan boyalarda toksik maddeler daha azalmıştır bu nedenle her türlü boyamada bebeğe zarar verecek kadar toksik madde kana geçmez.

Bazı hayvan deneylerinde insanları saç boyarken kullandıklarının 100 katı fazla dozda boya kullanıldığı halde bebek açısından bir zarar verildiği görülmemiştir. Kadınların birçoğu hamilelik sırasında çeşitli aylarda saç boyatmasına rağmen bu güne kadar saç boyattığı için bebekte anomali bildirilen bir vaka olmamıştır.

Emziren annelerin saç boyatması zararlı mı?
Aynı şekilde bu güne kadar emzirirken saç boyatmasından dolayı bir negatif etkiyle karşılaşılan vaka bildirilmemiştir. Saç boyalarından anne vücuduna emilen miktar çok az olduğu için süre geçen miktar da çok çok az miktarda olacaktır ve bebeğe herhangi bir yan etki yapması beklenmez.

Hamilelerin ve lohusaların saç kestirmesi zararlı mı?
Saç canlı olmayan ölü bir doku olduğu için (tırnak gibi) saç kestirmenin anneye veya bebeğe bir zararı olmaz. Hamilelik döneminde veya doğumdan sonra saçlar istenildiği gibi ve istenen sıklıkta kestirilebilir.

iyonize radyasyon çok yüksek dozlarda insanlar üzerinde bazı zararları

HAMİLELİK SIRASINDA RÖNTGEN ÇEKİLMESİ
Rötgen (röntgen filmi) ve iyonize radyasyon çok yüksek dozlarda insanlar üzerinde bazı zararlar verebilir. Bunlar:
– Anne karnında ölüm
– Çeşitli malformasyonlar
– Büyüme ve gelişme geriliği
– Kanser

Yukarıda bahsedilen zararlar radyasyonun dozuna göre ve gebeliğin hangi döneminde maruz kalındığına göre değişiklik gösterir.

5 rad (5000 mrad) (0.05 Gy) altında radyasyon dozunun gebelik üzerinde düşük, ölüm, anomali, gelişme geriliği, zeka geriliği gibi kötü etkiler gösterdiğine dair kanıt yoktur. 5 – 10 rad arasındaki dozlarla ilgili net bir bilgi olmasa da 10 rad (10000 mrad) (0.1 Gy) dozun üzerinde radyasyon ile konjenital malformasyon riskinin arttığını gösteren çalışmalar daha nettir. Aşağıdaki listede de görüldüğü gibi çekilen tanısal röntgenler burada bahsedilen 5 rad (5000 mrad) sınırının çok altında radyasyon yaymaktadır.

Aşağıdaki listeye göre örneğin yaklaşık 20 karın filmi (veya karın tomografisi) 5000 mrad sınırına ulaşabilmektedir. Yine yüzlerce diş röntgeni veya göğüs röntgeni ancak bu sınıra ulaşabilmektedir. Ancak yine de hamilelik sırasında gereksiz röntgen çekimlerinden uzak durmak gerekir ve mümkünse karın bölgesini kurşun yelekle korumak gerekir. Acil olmayan rötgen filmleri gebelikten sonraki döneme ertelenmelidir.

Gebeliğin döllenmeden sonraki ilk 14 gününde embriyo radyasyona çok hassastır ve genellikle “ya hep ya hiç” kuralına göre gebelik ya tamamen sona erer (düşük veya ölüm) veya gebelik normal olarak devam eder. Bu dönemde anomali veya büyüme geriliğine sebep olduğu gözlenmez. Bu ilk 14 günden sonra yüksek doz radyasyona maruz kalındığında zeka geriliği ve beyin, göz ve diğer organlarla ilgili anomaliler ve büyüme geriliği gelişebilir. 20-25 haftalardan sonra fetus radyasyonun teratojenik (anomali yapıcı) etkilerine daha dirençlidir.
Anne karnında iken radyasyona maruz kalan çocuklarda bazı kanserlerin (lösemi) daha sık görülebileceğini belirten çalışmalar vardır. Bu risk artışı 5 rad’ın altında (1-2 rad) dozlara maruziyette de izlenmektedir.

Çeşitli rötgen filmlerinde ve bilgisayarlı tomografide fetusun maruz kaldığı doz (mrad biriminden) :
– Bir göğüs filmi: 1 mrad’daz az
– Bir karın filmi: 200-300 mrad
– Bir IVP: 400-900 mrad
– Boyun ve sırt omurilik filmleri: 1 mrad’dan az
– Lumbar vertebra filmi: 400-600 mrad
– Bir diş filmi: 0.01
– Mamografi: Önemsenmeyecek kadar az miktarda
– Göğüs CT (Bilgisayarlı tomografi): 30 mrad
– Karın CT (Bilgisayarlı tomografi): 250 mrad

Radyasyon birimleri:
1 rad = 0.01 gray (Gy) = 0.01 sievert (Sv) = 1 rem
1 rad = 1000 mrad = 10 mGy = 0.01 Gy
1 rem = 1000 mrem = 10 mSv = 0.01 Sv

Yukarıdaki listede görüldüğü gibi bir diş röntgen filmi veya akciğer röntgen filmi çekilirken hastanın aldığı röntgen ışını dozu zarar verebilecek 5000 mrad sınırından yüzlerce kez daha azdır. Yaklaşık 20-25 adet karın röntgen grafisi ancak bu zararlı sınıra ulaşabilmektedir.

Hamilelikte Sigaranın Zararları

Hamilelik sırasında kullanılan az sayıda (günde 1-2 adet) sigaranın bile bebek üzerinde çeşitli zararlı etkileri vardır o yüzden gebelikte sigara kesinlikle kullanılmamalıdır.

Gebelikte sigaranın verebileceği başlıca zararlar:
– Erken doğum
– Düşük doğum ağırlığı, prematurite
– Bebeğin akciğer gelişimi daha zayıf olur, doğum sonrasında sıkıntı riski artar.
– Bebeğin doğumdan sonra erken dönemde ölme riski 2 kat artar.
– Bebeğin doğumdan sonra hasta olma oranı artar.
– Bebeğin eşinin erken ayrılma (dekolman, ablasyo) riski artar.
– Bebeğin eşinin aşağı yerleşmesi (plasenta previa) artar.
– Membranların erken yırtılması (erken su gelmesi) riski artar.
– Sigara içenlerde düşük yapma riski de artar.

Sigara kullanımı ile ilişkili anomaliler:
– Poland sekansı
– Kalp anomalileri
– Karın ön duvarı anomalileri (gastroşizis, omfalosel)
– Yarık damak dudak

hamilelikte sigara
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Sigara dumanı içinde binlerce bileşik vardır bunlardan en önemleri nikotin ve karbon monoksit gebelikte bebek kanına da geçmektedir. Nikotin ve metabolitleri anne sütünden de bebeğe geçebilir.

Hayvan çalışmaları nikotinin;
– Uterin arter kan akımını azalttığını
– Umblikal arter kan akımında değişikliklere yol açtığını
– Fetal oksijenizasyonu bozduğunu
– Asit baz denge bozukluğuna neden olduğu
– Fetal kalp hızının azalması ve ortalama arter basıncının artışına yol açtığı gösterilmiştir.

Genel olarak sigara kullanan annelerin bebekleri 200-250 gram daha düşük ağırlıkta ve 1 cm daha kısa doğmaktadır. Ayrıca doğum kilosu düşük olan bebeklerin kronik bir hastalığa yakalanma ve doğumdan sonraki ilk 1 ay içerisinde ölüm riski artmaktadır.

Sigara içen gebelerde düşük ve erken doğum olasılığı 2 kat artmakta ve doğumdan sonraki ilk 1 yıl içerisinde ölüm riski artmaktadır.

Doğumdan sonra 2.-5. aylar arasında “ani bebek ölümü” en önemli bebek ölüm nedeni olup, sigara içen annelerin bebeklerinde bu risk içilen sigara sayısına bağlı olarak 2-6 kat artmaktadır.

Solunum sistemi, sinir sistemi, duyu organları, deri ve idrar yolları hastalıkları sigara içen annelerin çocuklarında daha sık görülmektedir.

Annenin süt vermesinde ve süt miktarında azalmalara ve sorunlara neden olabilir.

Yapılan çalışmalarda doğum öncesi sigaraya maruz kalan bebeklerde hiperaktivite, dikkat eksikliği, heceleme ve okuma zorluklarının daha sık olduğu görülmüştür. Yine bazı çalışmalarda bu bebeklerde entellektüel gelişim yetersizliği ve bazı davaranış bozukluklarının daha sık olduğu gösterilmiştir.

Ayrıca doğumdan sonra da etrafında sigara içenlerden dolayı dumana maruz kalan çocuklarda da birçok sağlık problemi daha sık görülmektedir.